Milliyet Söyleşisi: Açılımın Ardından

6 AY HAZIRLANDI
Sosyolog Dr. Necdet Subaşı, konunun akademik boyutundan çok siyasi boyutundan tedirgin olsa da 6 aylık bir hazırlıktan sonra çalıştayları başlattı.

Çalıştaylar dönemi
Alevi açılımında, Muharrem Ayı Orucu İftar yemeklerinin ardından Alevi Çalıştayları dönemi başlıyor.Çalıştaylardan sorumlu dönemin Devlet Bakanı Sait Yazıcıoğlu’yken, kabine değişimi ile görevi Faruk Çelik devralıyor. Muğla Üniversitesi’nde akademik çalışmalarını sürdürürken, çalıştayların koordinatörlüğü Dr. Necdet Subaşı’na teklif ediliyor.

Konunun akademik boyutundan çok siyasi boyutunun olmasının kendisini tedirgin etse de arkadaşları tarafından cesaretlendirilerek sürece giriyor. Oldukça kapsamlı ve hassas 6 aylık bir hazırlık sürecinden sonra çalıştayları başlatıyorlar.
Alevi meselesiyle ilgili kapsayıcı bir durum saptaması yapmayı hedeflediğinden çalıştaylara,medya mensuplarından, siyasi önderlere, sosyal bilimcilerden tarihçilere, ilahiyatçılara, hatta Anayasaca tanınmamasına rağmen dedelere, Alevi önderlerinin devlet tarafından kriminal düzeyde tutulan isimlerine kadar farklı kesimler katılıyor. Akademik yaşamın reel yaşam ve politikadan farklı olduğunu söyleyen Subaşı pratik yaşamın akademik derinliğe fazla ihtiyaç duymadan “bol bol tüneller, geçişler üreten, darmadağın, yorucu bir süreç” olduğunu vurguluyor. Bu sırada, varlığını devam ettirmesi gerektiğini düşündüğü bir inanç ve kimliğin nasıl kurtarılacağı konusunda sinerjiyle çalıştığını ifade etmeden de geçemiyor. 

Herkes kendi mahallesine hesap sormalı
Yıllardır Alevilik üzerine çalışan ve sosyologluğunun yanı sıra ilahiyatçı da olan Subaşı’na göre herkesin kendi çevresinde önyargıları kırmak için çalışmasının önemine vurgu yapıyor. Kendisinin bu süreçte de öncesinde de birçok insanın önyargılarının değişmesine vesile olduğunu belirtiyor. Madımak’la ilgili eleştirel olmayanlara da hesap sorduğunu belirtiyor:
“Şunu sorabiliyorum: Sen yakmadın da nasıl seyrettin? Ama bu sorma öbür tarafta da sorulmalı. Sünni de sormalı, Alevi de sormalı.”

Madımak tartışması
Alevi çalıştaylarının bir oturumu, Alevi ve diğer tüm Sivas derneklerinin, Madımak Oteli’nde yakınlarını kaybedenlerin katılımıyla gerçekleşiyor. Dönemin çalıştaylardan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik diğerlerine olduğu gibi bu toplantıya da katılıyor. Hayatlarını kaybedenlerin yakınlarının çok ağır ithamlarını anlayış ve saygı ile karşıladıklarını söyleyen Subaşı acılı insanların olayın, yargının hesabını sormalarını anlaşılır birşey olarak yorumluyor. Alevilerin önemli taleplerinden biri olan Madımak Oteli’nin müze olması konusunun önemine, hatta bunun raporda açıkça yer aldığına vurgu yaparken, katliamda hayatını kaybedenler için yapılan anı odasında olaylara karışmış iki kişinin isminin bulunmasını da kabul edilemeyeceğini söylüyor:
“Madımak’ta hayatını kaybedenler adına bir anı odası yapıldı. Ama her zaman sizin dikkatinizdeolmuyor. Mesela orada ölenlerle ilgili kamuoyunda 37 diye ezberi var ya; Valilik 37 kişinin de ismini almış, her birine bir plaket koymuş. Aleviler hemen arkasından itiraz ettiler. Haklılar, ölen 37 kişi içinde birisi katilse, onun o listede olmasını kabul edemeyiz. Ancak, hata olduğu söylenmesine rağmen hala söyleniyor. Hükümet otelle bir adım atıyor. Karşı tarafında biraz daha adım atması önemli.”

 

Nil Mutluer, Milliyet, 17 Ocak 2013

   
Başlıklar: